Cabir Bin Hayyan: Modern Kimyanın Babası 25 Eylül 2025, 17:38
Cabir bin Hayyan'ın hayatı hakkındaki bilgiler, belirsizlikler ve tartışmalar ile doludur. Yemenli bir aktar ve eczacı olan Hayyân el-Azdî’nin oğlu olduğu için Cabir’in 721 veya 722 yılında Horasanın Tûs şehrinde dünyaya geldiği düşünülmektedir. Emevîler'e karşı Abbâsî ihtilalinde yer alan babası, siyasi faaliyetleri nedeniyle Horasan'da idam edildi. Bu trajedi sonrası ailesi önce Yemen'e göç etti, ardından Abbâsî iktidarının güce gelmesi ile Kûfe'ye göç etmeştir.
Hayatının önemli bir kısmını Kûfe’de geçiren Câbir, burada Ca‘fer es-Sâdık’ın ilminden faydalanmasının yanında, şehrin havası kimya araştırmalarına elverişli olduğu için bu şehirde oturmayı tercih ettiği bilinmektedir. İbnü’n-Nedîm’den aktarılan bilgiye göre Irak Büveyhî Hükümdarı Bahtiyâr zamanında (967-978) Kûfe’de tonozlu bir yapı ortaya çıkarılmış ve içinde 200 batman altın bulunan bir havanla bir potaya rastlanılmıştır. Burdan yola çıkarak da Câbir’in evinin de burada olduğu düşünülmektedir. Çalışmalarını bir süre Bağdat’ta Bermekîler’in himayesinde sürdüren Câbir, bu ailenin devlet yönetiminden uzaklaştırılmasından sonra tekrar Kûfe’ye dönmüş ve burada Me’mûn dönemine kadar araştırmalarına gizlilik içinde devam etmiştir. Tarihsel anekdotlardan yola çıkarak Cabir’in 815 yılında Tûs’ta öldüğü tahmin edilmektedir.
Câbir’in şahsiyeti hakkında çeşitli iddialar ortaya atılmıştır. Şiîler onun altıncı imam Ca‘fer es-Sâdık’ın talebesi olduğunu, ve eserlerinde kullandığı “Efendim Ca‘fer bana dedi ki” ifadesiyle Ca‘fer es-Sâdık’ı kastettiğini ileri sürerken karşıt görüşlüler de burada kastedilen şahsın Bermekî ailesinden Vezir Ca‘fer b. Yahyâ olduğunu savunurlar . Her iki görüşün de doğruluğunu gösteren belgeler bulunmaktadır. Cabir’in eserlerinde Ca‘fer es-Sâdık’ın talebesi olduğunu vurgularken bir zamanlar hizmetinde bulunduğu Ca‘fer b. Yahyâ ile olan yakın ilişkilerinden de söz etmektedir.
Hayatı hakkında ne kadar tartışma konusu olursa olsun Cabir bin Hayyan, deney, gözlem ve matematiksel ölçümü kimyanın temeline yerleştirdi. Böylece bu yaklaşımı ile modern bilimsel metodolojinin öncüsü oldu. Kimya dışında Eczacılık, Metalürji, Astroloji, Felsefe, Fizik ve Müzik gibi geniş alanda 400 ü aşan eser bıraktığı söylense de ancak 20 civarında eseri bugüne kalmıştır. 12. Yüzyılda eserlerinden Latince'ye çevrilmiş olan “Kitab al-Kimya” adlı eseri, Simya ve Kimya kelimelerinin kökeni olmuştur. Deneysel çalışmaları kimyanın hizmetine sunmasıyla bu alanda bir çığır açmıştır.
İcatlar ve Keşifler
Asitler ve Kimyasal Çözümler:
- HCl + HNO₃ karışımı olan Kral Suyunu üretmiştir. (Altın çözebilen çözelti)
- Sülfürik Asit (zâc), Nitrik Asit, Sitrik Asit ve Asetik Asit gibi asitleri üretmiştir.
- Zehirler kimyası üzerine yazdığı Kitabü's-Sümûm ile toksikoloji alanını başlatmıştır ve bu kitapta Arsenik Tozundan bahsetmiştir.
Laboratuvar Aletleri ve Prosesler
- İmbik (al-inbiq): Damıtma işlemi için geliştirdiği bu alet ile modern kimya laboratuvarlarının temelini attı.
- Kristalleştirme, Süblimleştirme, Kalsinasyon (kavurma), Oksidasyon/Redüksiyon reaksiyonları gibi teknikleri sistematize etti.
Eserleri
- Kitâbü’s-Seb’în
- Kitâbül-Havâssi’l-Kebir
- Kitâbü’r-Rahmeti’l-Kebîr
- Kütübü’l-Ecsâdi’s-Seb’a
- Kitâbü’l-Riyâdi’l-Ekber
- Kitâbü’n-Nûr
- Kitâbü’l-Hacer
- Kitâbü’d-Dürreti’l-Meknûne
- el-Kitâbü’l-Kebîr
- Kitâbü’l-Usûl
- Kütübü’l- Ehcâr
- Kitâbü’l-Mizân
- Kitâbu Hatki’l-Asâtir
