Yapay Zeka ve Otonom Sistemler 01 Şubat 2025, 13:50
ZEKA
Karmaşık bir problemi çözmek için gerekli bilgileri toplayıp birleştirme kabiliyetidir. Bunun yanında da karmaşık bir problemi, çözüm arama alanını daraltarak kısa yoldan çözebilme kabiliyetidir. Beynin öğrenme, anlama, soyut düşünme, sebeplendirme, planlama, problem çözme gibi zihinsel işlevlerine verilen isim olarak düşünülebilir.
Kavramlar ve algılar yardımıyla
- Soyutla somut nesneler arasındaki ilişkiyi kavrayabilme,
- Soyut düşünme
- Muhakeme yürütme
- Bu zihinsel işlevleri uyumlu şekilde bir amaca yönelik olarak kullanabilme
Çok çeşitli kavramlardan oluşmasına rağmen zekâ en çok IQ testi sonucuna göre değerlendirilir. Zekâ araştırmacılarının esas hedefi insanlardır fakat hayvanların da öğrenme, anlama vb. yetenekleri üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Bununla beraber zeka konusunda insan zekası dışında makine zekası da çok etkili bir biçimde kullanılmaktadır. Bu sistemin aklı yani zekası da yapay zeka olarak tanımlanmaktadır.

YZ’NIN ÇALISMA VE ARASTIRMA ALANLARI (DALLARI)
- Mantıksal YZ (Logical AI)
- Arama (Search)
- Örüntü Tanıma (Pattern Recognition)
- Temsil, Gösterim (Representation)
- Çıkarsama (Inference)
- Akıl Yürütme (Reasoning)
- Ögrenme (Learning From Experience)
- Planlama (Planning)
- Varlıkbilim (Ontology)
- Sezgi (Heuristics)
Yapay Zeka, bilgisayarların/makinelerin zeka gerektiren işleri yapabilme yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Bilgisayarlar monoton hesaplama işlerini hızlı ve güvenilir şekilde yapabilirler. İnsanların kolaylıkla başa çıkabildiği karmaşık problemlerde ise zorlanırlar. Yapay zeka çalışmaları bilgisayarları, şu anda insanların daha iyi olduğu konularda geliştirmeyi amaçlamaktadır.
YAPAY ZEKA HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
“Yapay zeka konusunda çok dikkatli olmalıyız. İnsanlığın varoluşu için en büyük tehlike yapay zekadır.” | Elon Musk, Tesla ve SpaceX'in kurucusu
“Makineler ilk başta bizim işlerimizi yapacaklar ve o kadar da zeki olmayacaklar. Bunu iyi şekilde yönetirsek bu olumlu bir şey olacaktır. Ancak birkaç on yıl içinde, endişelenmemizi gerektirecek kadar zeki olacaklar. Elon Musk ve diğerleriyle bu konuda hemfikirim ve insanların neden endişelenmediklerini anlamıyorum.” | Bill Gates
TURİNG TESTİ
- Alan Turing (1950)
- "Makineler düşünebilir mi?" ve "Makineler akıllıca davranabilir mi?"
- Sonuçların nasıl alındığı önemli değil
- Sonuçların insanın aldığı sonuçlara benzer olması önemli
Turing zeki makinelerin insan beyninin ayrıntılı tasarımının yapılarak oluşturulabileceğine inanırdı. 1950'de "Turing testi" diye bilinen bir makale yayınladı. Test bir kimsenin klavye aracılığı ile bir insana ve bir zeki makineye soru sormasından oluşmaktadır. Turing’in vurgulamak istediği nokta: Bilgisayarda zeki davranışı üreten sürecin insan beynindeki süreçlerin modellenmesiyle elde edilebileceği gibi tamamen başka ilkelerden de hareket edilerek üretilmesinin mümkün olmasıdır.
YAPAY ZEKA ÖRNEKLERİ
Özerk (Sürücüsüz) araçlar:
- Carnegie Mellon University’nin geliştirdiği bilgisayarlı sistem, bir kamyoneti ortalama 63 mil hızla gece ve gündüz, yağmurlu ve açık havada, Washington’dan San Diego’ya kadar olan 2849 mil yolda sürebilmiştir.
Satranç bilgisayarı:
- IBM araştırmacıları tarafından geliştirilmiş satranç bilgisayarı o zamanki dünya şampiyonu Gary Kasparov’u yenmiştir.
Matematik ve Geometri teoremlerinin ispatı:
- Argonne National Laboratories’de geliştirilmiş bilgisayar sistemi bazı matematik varsayımlarını ispatlayabilmiştir.
YAPAY ZEKA NEDİR?
Literatürde "Artificial Intelligence" olarak adlandırılan yapay zeka ilk bakışta herkese
farklı bir şeyin çağrışımını yaptırmaktadır. Kimilerine göre, yapay zeka kavramı, insanoğlunun yerini alan insan gibi elektromekanik bir robotu çağrıştırmaktadır. Fakat bu alanla ilgili olan herkes, insanoğlu ile makinalar arasında kesin bir farklılığın olduğu bilincindedir. Bilgisayarlar mevcut teknoloji ile hiçbir zaman insanoğlunun yaratıcılık, duygu ve mizacının benzeşimini aktarabilme becerisine sahip olamayacağı görülmektedir. Bununla beraber, bilgisayarların belirli fiziksel insan davranışlarını yapan robotlar gibi makinalara yön vermesi ve veri hesaplaması, tıbbi teşhis gibi belirli bir uzmanlık alanı ile ilgili beşeri düşünme sürecinin benzeşimini yapan sistemlere beyin olma becerisine sahip olması mümkündür. Bu şekilde başarılı uygulamaları da mevcut olup ticari getirisi de olmuştur.
Bilgisayarlar, insan zekâsının bazı basit fonksiyonlarını daha iyi yapabilirler; matematik hesapları yapabilirler, rakamları ve harfleri işleyebilirler, basit kararlar verebilirler ve değişik bilgi saklama ve erişim fonksiyonlarını yürütebilirler. Bu tür uygulamalarda bilgisayarlar oldukça iyidir ve genellikle de insanların performansını geçerler. Çünkü evlerde kullanılan bilgisayarlar bile 5-6 haneli iki sayının çarpa işlemini nano saniyeler seviyesinde yapmaktadır. Veya bir kitap içindeki belli bir kelimenin kaç tane olduğunu insanın algılamasının çok altında hemen çıkarmaktadır. Bilgisayarlar, insanın düşünme işlemlerini bazı yönlerini büyük ölçüde basitleştirir ve hızlandırır. Yapay zeka teknoloji uygulamaları ile elle yapılan kompleks işlemleri daha da genişletmemize ya da otomatik olarak yapmamıza imkan sağlar.
Ayrıca yapay zeka teknolojileri, diğer bilgisayar tabanlı bilgi sistemleri ile bütünleştirilerek bilgisayarların yetenekleri ve uygulanabilirlikleri hızla arttırılmaktadır. Yapay zeka alanında önemli gelişmeler günümüzde sağlanmış olmakla beraber, araştırma düzeyi bazı alanlarda halen kuluçka safhasındadır. Her geçen gün, yapay zeka araştırmacıları yapay zekanın yeniden tanımlanmasına yardımcı olacak yenilikler ortaya koymaktadır. Hatta bazıları bu gelişmelere bakarak yapay zekânın tanımlanması imkansız muğlak bir kavram olduğunu bile söylemektedir. YZ konusunda yapılan çalışmaların her birisinin cevaptan daha çok yeni sorular ortaya koyduğu bile söylenebilir. Bununla ilgili olarak, MIT (Massachusette Technical University) araştırma grubunda yapay zeka ile ilgili çalışmaların öncüsü olan Marvin Minsky Yapay zekanın “hareket eden bir ufuk” gibi olduğunu ifade etmektedir.
Yapay zeka konusundaki çalışmalar 1960'lardan beri gündemde olmasına karşın yapay zeka uygulamalarının çok büyük boyutta bilgisayar gücüne ihtiyaç duymasından dolayı araştırmacıların çoğunun bu alanda yeni bir şey ortaya koyma gayreti sonuçsuz kalmıştır. Ancak günümüzde bilgisayar teknolojisinde yaşanan gelişmelerin sağladığı ucuz ve güçlü bilgisayarlar sayesinde yapay zeka alanında büyük ölçekli araştırma yapabilmek ekonomik açıdan mümkün hale gelebilmiştir. Bunun sonucu olarak, yapay zekanın bir alt alanı olan uzman sistemler (expert systems) konusunda daha şimdiden önemli gelişmeler sağlanmış olup, iş aleminin karar verme sürecinde uzman sistemlerden önemli ölçüde yararlandığı gözlenmektedir. Son birkaç yıl uygulamalı yapay zekaya karşı artan bir ilgiye tanık olmuştur. Bu konu büyük ilgi uyandırmıştır. Birçok büyük süreli yayın kapak konusu olarak yapay zekayı ele almıştır ya da yapay zeka için özel ekler yayınlamışlardır. Ortaya düzinelerce yapay zeka kitabı çıkmıştır. Birçok yapay zeka raporu düzenli olarak yayınlanmış ve dünya çapında bu konuda konferanslar düzenlenmiştir.
YAPAY ZEKA TANIMI
YAPAY ZEKA, bilgisayarları akıllı yapma bilimidir ve hem bilgisayarları daha faydalı hale getirmek isteyenler hem de zekanın doğasını anlamak isteyenler tarafından uygulanmaktadır. Zekanın doğası ile ilgili olanların amacı, zekayı taklit etmek değil programı zeki hale getirmektir. Tüm bu açıklamaların ışığında yapay zekanın en çok kabul edilen tanımı şu şekilde ortaya konabilir: Yapay zeka, insan tarafından yapıldığında zeka olarak adlandırılan davranışların (akıllı davranışların) makina tarafından da yapılmasıdır ya da yapay zeka, insan aklının nasıl çalıştığını gösteren bir kuramdır.
YAPAY ZEKA TARİHÇESİ
Yapay zekanın tarihçesi çeşitli biçimlerde, çeşitli dönemlere ayrılabilir. Uygun bir akışı içermesi bakımından aşağıdaki gibi bir sınıflandırma benimsenmiştir:
Doğuş:
Yapay zeka Birleşik Devletler, Dartmouth'da düzenlenen ve bir grup yüksek düzeyli bilim adamını bir araya getiren bir konferansın tarihi olan 1956'da doğmuştur. Bu konferansta J. McCarthy, M. Minsky, C. Shannon, A. Newell ve H. Simon zeka ile donatılmış bilgisayar programlarını gerçekleştirme olasılığını araştırmayı önermişlerdir. Bu vesile ile ortaya konan Artificial Intelligence terimi kullanılmaya başlanmış. İlk yapay zeka programları (bir mantık teoremleri uygulayıcısı, Logic Theorist ve bir satranç oyunu programı; her ikisi de Newell ve Simon'ındır) ve LISP (yapay zeka programlama dili) de bu dönemde ortaya çıkmıştır. Aslında insanın “zeki” makinelere ilgisi çok eskiye dayanır. Bilimsel bir planda ise bir yandan otomatlar üzerindeki teorik ve pratik gelişmeler, diğer yandan matematiksel mantık çalışmaları yapay zekanın ilk temellerini oluşturmuştur. İlk olarak Babbage (ve "analitik" makinesi, 1842), Turing (ve evrensel makinesi, 1936) ve beynin edinilen bilgileri işlemesinde karşı tepki olaylarının önemini ortaya çıkaran sibernetikten (1943'e doğru, özellikle Wiener ile doğan) bahsedilebilir. İkinci olarak 1930'a doğru, çözümün algoritmik olmadığı (yani çözümün belli bir sıra ile gerçekleşen sınırlı bir işlemler dizisi şeklinde ifade edilmediği) problemlerin varlığı gerçeğinin kanıtlanması ile sonuçlanan çözümsüzlük ve eksik kalma konusundaki önemli çalışmalar Leibniz, Boole, Hilbert, Gödel ve Church'e aittir. Gerçek yapay zekanın doğuşuna yol açan gerçek etmen 1943'e doğru bilgisayarların ortaya çıkmasıdır. Bu dönemden itibaren bazı öncüler bu makineleri biraz zeka ile donatma meselesini ele aldılar. Böylelikle 1950'de matematikçi A. Turing bir makinenin zeki olup olmadığına karar verme olanağı tanıyan bir test ortaya koydu. Temel kuralı tartışmalı olmakla birlikte bu test, bu dönemden itibaren bilgisayarların zekasına verilen önemi gayet iyi göstermektedir.
Dartmouth Konferansı:
Bu konferansın başlangıcı; yapay zeka konusunda yeni bir çağın doğuşu olarak da nitelendirilebilir. Dartmouth Koleji tarafından düzenlenen bu konferansta yapay zeka (Artificial Intelligent: AI) adı ilk kez öğrenildi ve bu konferansa katılanlar, yapay zekanın öncüleri olarak kabul gördüler. Bunların arasında, Marvin Minsky (MIT’ de Yapay zeka laboratuvarının kurucusu), Claude Shannon, Nathaniel Rochester (IBM), Allen Newell (Amerikan Yapay Zeka Derneği’nin ilk başkanı) ve Nobel Ödülü sahibi Herbert Simon sayılabilir. Bu dönemde ulaşılan bazı önemli başarılara, zeka testlerindeki benzer geometrik şekillerin ayırt edilmesinde kullanılan bir program örnek olarak gösterilebilir.
Karanlık Dönem (1965-1970):
Bu dönemde çok az şeyin geliştirilebilmesi böyle bir nitelemeyi haklı çıkarmaya yetecek özelliktedir. Bir önceki dönemde yaratılan aşırı iyimser ve aceleci tutum, konuyla ilgili bilim adamlarını akıllı bilgisayarlar yapımının çok kolay bir işlem olduğuna inandırdı. Neticede bilgisayar uzmanları filozof türünde bir mekanizma geliştirmek için uğraştılar ve sadece verileri yükleyerek akıllı bilgisayarlar yapmayı umdular. Sonuç olarak bu dönem tam anlamıyla karanlık bir bekleme dönemi niteliği kazandı.
Rönesans Dönemi (1970-1975):
Bu dönem artık önüne geçilemeyecek gelişmelerin başlangıcı olarak algılanmaktadır. Yapay zeka uzmanları özellikle hastalık teşhisi gibi sistemleri geliştirerek, bugün heyecanla sonuçları kestirilmeye çalışılan, uzun ve heyecanlı bir maceranın temellerini attılar.
Ortaklık Dönemi (1975-1980):
Rönesans döneminin hemen ardındaki bu dönemde yapay zeka araştırıcıları, dil ve psikoloji gibi diğer bilim alanlarından da faydalanabileceklerini gördüler.
Gelişmenin Önemli Evreleri: Yapay zekanın tarihi çok şematik olarak dört evreye bölünebilir: Karşılaşılan sorunlardaki büyük güçlükleri henüz tam olarak tartamamış olan araştırmacıların abartılı bir iyimserliği ile geçen 50'li yıllar yapay zekanın doğuşuna tanık olmuştur. Sonraki on yıl çok sayıdaki proje ve sağlanan bazı önemli sonuçlarla disiplinde gerçek bir hareketliliğe tanık olmuştur: “bulgusal” (hiyerarşik) araştırma algoritmaları ve hatta GPS (General Problem Solbver), genel problem çözümleme sistemi vs. 70'li yıllar bilgilerin temsil edilmesi ve usavurmada, uzman sistemler, anadilin anlaşılması ya da ileri robot bilimi konularında yapay zekanın temellerinin ortaya konmasına yol açan çalışmalarda bir patlamaya tanık olmuştur. 80'ler adı geçen alanlarda çarpıcı pratik uygulamalar ve buna paralel olarak sanayileşmiş ülkelerin büyük bir bölümünde gözü yükseklerde olan projeler tarafından araştırmaya yönelik çabalarda kayda değer bir artış ile, yapay zekanın ekonomik hayata girişini temsil ederler. İçinde bulunduğumuz girişimcilik döneminin en önemli özelliği ise yapay zekanın laboratuvarın dışına çıkarılarak, gerçek dünyanın ihtiyaçlarına uyarlama girişimleridir. Burada yeni olduğu söylenebilecek olan, daha önce geleneksel işlem metodları ile ihtiyaçları karşılanan kullanıcıların, bugün ekonomik olarak daha uygun yazılımlar ve araçlar sayesinde, daha geniş kullanım alanlarının ortaya çıkmasıdır.
YZ için geliştirilen temel program John McCarthy tarafından 1957 de geliştirilen LISP programıdır. Basic, Fortran, Cobol ve Pascal gibi programların aksine, LISP sembol, kural, ilişki gibi diğer ayrıntılı konularla da ilgilidir. LISP kullanıcıları için esas teçhizat, LISP makinası veya sembolik işlemci diye adlandırılan düzenektir. Bu sembolik işlemci, bir çeşit bilgisayar sistemi ve yapay zeka programlarının geliştirilmesi ve uygulanmasını etkili ve verimli şekilde desteklemek için dizayn edilmiş mantıksal işlem yapan bir sistemdir.
YAPAY ZEKANIN AMAÇLARI
İnsanlara karar vermede ve amaçlarına ulaşmada yardımcı olacak zeki sistemler sağlamak.
- Kavrayış (perception) - görme, dinleme, koklama, dokunma
- Muhakeme (reasoning) – Düşünce, plan, sorgu
- Eylem (navigasyon, manevra)
- Öğrenme (adaptasyon, keşif)
- Bilinç (içgüdünün hissedilmesi)
Bilimsel amaç:
Zekanın temellerini (esaslarını) ve biyolojik sistemlerin fonksiyonlarını anlamaktır. Örneğin beyin nasıl çalışır? Limitler ve sınırlar: Hangi işler mümkündür, hangi işler mümkün değildir? Bir işi düzenlemek için optimal (en uygun) yol nedir?
Mühendislik amaç:
Gerçek ortamda zeki olarak hareket edebilen zeki makineler (programlar, özerk robotlar…) tasarlamaktır. Yapay zeka mühendislik açısından konuyla ilgilenir.
Yapay zekada etik mimari esasları
Robotik biliminde otonom sistemlerin geliştirilmesi sırasında etik kuralların belirlenmesi gerekmektedir. Bu kurallar bütünü geliştirilmiş robotların insanların yaşantılarında hayatlarını kolaylaştırırken güvensiz bir ortam oluşturmamak için gereklidir.
Bu bilimin ilk geliştiricilerinden birisi olarak söyleyebilirim ki Asimov’un 5 temel esası üzerine kurgusu yapılmıştır. Bunlar:
- Robotlar çok amaçlı aletlerdir. Ulusal güvenlikten başka, robotlar sadece veya öncelikle insanları öldürmek veya zarar vermek için tasarlanmamalıdır.
- Robotlar değil de insanlar sorumlu ajanlardır. Robotlar, mahremiyet dahil mevcut yasalara ve temel hak ve özgürlüklere uymak için uygulanabilir olduğu ölçüde tasarlanmalı ve işletilmelidir.
- Robotlar ürünlerdir. Emniyet ve güvenliğini sağlayan süreçler kullanılarak tasarlanmalıdırlar.
- Robotlar eserler olarak üretilmektedir. Savunmasız kullanıcılardan yararlanmak için aldatıcı bir şekilde tasarlanmamalıdır. Bunun yerine makinenin doğası şeffaf olmalıdır.
- Bir robotun hukuki sorumluluğu olan kişi atfedilmelidir.
Bu esaslar çerçevesinde günümüzde de bazı ülkelerin (Japonya, Suudi Arabistan gibi) ülkelerin robotlara vatandaşlık vermesi ile beraber bazı sorumlulukları oluşmaktadır. Bununla birlikte kanununların değişmesi ki Avrupa Birliği robot kanunları konusunda ortak hareket edip insanlığı koruyucu kanunlar ve görev çerçevesini belirten tanımlamalar yapmaktadır.
Asimov’dan bu yana yapay zeka ile tasarlanan otonom sistemler (insansı robotlar, fabrika seri üretim araçları, marketing -amazon / ailbaba taşımacılık sistemleri- gibi) insanlığın hayatını geliştirirken bu işlerde çalışan insanların da işsiz kalmasına sebep olmaktadır. Gelecekle ilgili olarak da bu alanda düşünürler sosyolojük yapının iyi kurulması gerektiğini ve insanların gelişen teknolojinin altında ezilmemesi gerektiğini vurgulamaktadırlar.
Devletler yönetimlerinde öncelikli olarak hayatta kalmayı vurguladıkları için seçimlerini vatandaşların refahını arttırmak uğruna halkın büyük bir kısmını asgari geçinme düzeyi belirleyerek işsizlik maaşı altında temel tüketim ihtiyaçlarını karşılaması için belli bir yaşam standartı ile sınırlandırabilir. Bu da insanları sınıfsal farklılıklara iterek toplum içinde kast sisteminin oluşmasına sebep olabilir. Alibaba.com sahibi Jack Ma’nın dediği gibi “Yapay zeka birçok iş dalını yok edebilir. Toplumların liderlerinin bu konuda önlemler alması gerekir.”
Yapay zeka fabrikaların verimli kullanılması adına geliştirilen otonom sistemler insanlığın gelecekte bir yönetim şeklini belirlemesine sebep olacaktır ve yeni bir toplum düzeni oluşturucaktır.

