Tarımla Geleceğe 01 Şubat 2025, 14:00
İnsanların ve canlıların beslenmeye ihtiyaç duyduğu gerçektir ve tarımsal ürünler beslenme olmak üzere birçok alanda var olan bir sistemdir. Ülkemiz, gelişmekte olan ülkeler arasında yer almakta olup, ekonomik olarak daha ileriye gitmeye ihtiyaç duymaktadır. Bulunduğu coğrafi konum itibarıyla tarıma son derece elverişli olan ülkemizde birçok tarımsal ürün yetiştirilmekte ve tarımla birlikte yan ürünler de ekonomimize katkı sağlamaktadır. Ancak, tarımsal faaliyetlerin yeterince gelişmemesi nedeniyle tarımdan elde edilen gelir beklentilerin oldukça altında kalmaktadır. Örneğin yüzölçümü Konya kadar olan Hollanda yıllık 90 milyar dolar seviyelerinde tarımsal ihracat yaparken bu miktar ülkemizde 22 milyar dolarseviyelerindedir. Dikkatinizi çekmek istediğim nokta Hollanda’nın tarımsal alanı ülkemizinkinin sadece yedide biri kadardır.
Bunun sebepleri farklılık göstermekle birlikte, en önemli sorunlardan biri sürekliliğin sağlanamamasıdır. Türkiye’nin sahip olduğu topraklar ve iklim koşulları son derece avantajlıdır. Petrol ve diğer doğal kaynaklar tükenebilir; ancak verimli topraklar koruma altına alınıp doğru şekilde kullanıldığında hiçbir zaman bozulmaz.
Geçmişte ve günümüzde güçlü devletler tarıma özel bir önem vermiştir. Tarım, ekonominin ve ülkenin temelini oluşturur. Uluslararası ticarette serbest piyasa ilkelerini benimseyen ülkeler bile, tarım ve tarım endüstrisi söz konusu olduğunda içe dönük ve korumacı politikalar uygulamaktadır. Bunun nedeni, tarımın bir ülkenin üretiminde öncelikli bir konuma sahip olmasıdır. Sanayi, ancak tarımdan sonra ikinci sırada yer alabilir.
Temel ihtiyaçlarını kendi kendine karşılayabilen ve bu alanda dışa bağımlı olmayan ülkeler, ekonomik dalgalanmalar yaşasa dahi bu etkileri daha hafif atlatmaktadır. Böyle durumlarda, vatandaşlar tasarruf eğiliminde bulunur ve mali sistemde kısa süre içinde büyük değişiklikler yaşanabilir. Var olan teknolojinin tarımsal üretime entegre edilmesiyle ise son derece verimli ve etkili sonuçlar elde edilebilir.
Tarıma dayalı toplum düzenini geride bırakarak bilgi toplumuna geçmiş olmamız, tarıma tamamen sırtımızı döndüğümüz anlamına gelmez. Unutulmaması gereken bir husus da, hangi toplum düzeninde olursak olalım gıdasız yaşayamayacağımızdır. Ülkemizde tarımsal faaliyetlere yatırımlar devam etmektedir. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı 2023 yılında tarımsal üretimin 150 milyar dolar, ihracatın ise 30 milyar dolar olacağını öngörmektedir.Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarımsal üretimin son 5 yılda önemli miktarlarda arttığını, 2002 yılında 23,7 milyar dolar olan tarımsal üretimin 2010 yılı itibariyle 62 milyar dolara ulaştığını açıklamıştır.
Bakanlık, bu gelişim sürecini yönetebilmek adına planlamalarını kontrol ve kayıt sistemleri üzerine yoğunlaştırmaktadır. Bu sistemlerin yaygın kullanım alanları ise teknolojiye entegrasyonu kolay üretim dallarıdır. Yani geleneksel yöntemlerle tarımsal üretim yerine, yüksek kapasiteli tarımsal üretim modelleri üzerinde durulmaktadır. Ülkemiz tarıma yeterince elverişlidir. Unutmayalım ki insanların temel ihtiyaçlarından biri de beslenmedir. Kendi tarımsal ürünlerini üreten ülkeler küresel ısınmanın doğayı etkilediği şu zamanlarda daha güçlü konuma gelecektir.
